Boca-River derbileri

Bir derbiden çok daha fazlası.

Oyuncu Raporu

Boli Bolingoli-Mbombo

Türk ve genç oyuncu tanıtım serisi | #7

Ozan Taşkın'ın kaleminden Deniz Hümmet.

Lig Analizi

Melik Murat Dere yazdı : " STLS Analizi "

18 Ağustos 2015 Salı

TBF Şampiyonu Dark Passage ile özel röportaj!

TBF Şampiyonu Dark Passage özel röportajı!

Öncelikle TBF Şampiyonluğunuzdan ötürü sizi kutluyor ve selamlıyorum.


 E-spor kariyerinize nasıl başladınız? Oyun oynarken bir gün bu işte 
profesyonel olup bunu Türkiye'de geliştirip binlerce insan önünde bunu 
icra etmek nasıl bir duygu? 


 Naru: Daha önce farklı bir MOBA oyun oynuyordum ve çok eğlenceli 
gelmiyordu. LoL'ün çıkması ile beraber yakın arkadaşlarımla beraber 
oynamaya başladım ve devamında buraya kadar geldim diyebilirim. Nasıl 
hissettirdiği konusunda ise sanırım bu duygu anlatılmaz yaşanır diye çok 
klişe bir cevap vereceğim :) 

 Crystal: LoL'e bir çok oyuncu gibi internet kafe ortamında 
arkadaşlarımla oynayarak başladım. Çok farklı bir hikayem olmadı. 
Onbinlerce kişinin karşısında oyun oynamak olağanüstü bir duygu. 
Hislerimi çok fazla dışarıya yansıtan birisi değilim ama sahneye her 
çıktığımda heyecanlanıyorum. 



E-spor hayatınızla okulunuzu/işinizi nasıl aynı anda yürütüyorsunuz, 
yürütebiliyor musunuz? Günlük antrenmanlar yormuyor mu? 


 Elwind: Aktif okul hayatımız yok esasında takımdaki oyuncular ya 
üniversite mezunu ya da açık üniversite okuyorlar bu yüzden de işimizi 
etkilemiyor. Antremanlar her ne kadar mental olarak yoruyor olsa da 
sevdiğimiz işi yaptığımız ve çok iyi arkadaş olduğumuz için genelde 
eğlenceli oluyor. Antremanlar dışında sık sık beraber vakit geçiriyoruz. 


 (Rydle'a) LCS'den Türkiye Büyük Finali'ne gelme sebebi neydi? Aradaki 
farklar neler? Uyum sorunu oldu mu? 

- Her zaman yeniliklere açık bir insan oldum ve EU LCS'ten sonra 
Türkiye'ye gelip profesyonel arenada olmak beni çok heyecanlandırdı. 
Buraya gelmeden önce bu kadar büyük ve heyecanlı bir kitle beklemiyordum 
açıkçası. Fakat Türk oyunculardan sosyal medya üzerinden aldığım olumlu 
tepkiler ve Türkiye Büyük Finali olağanüstüydü. 


 Salona gelip masalarınıza oturduğunuz andan itibaren binlerce taraftar 
sizin parmaklarınıza bakıyor, sizin için oradalar. Bunu bilmek baskı 
yaratıyor mu? 

 - Zeitnot: O sahneye çıkıp bilgisayarların başına oturana ve maç 
başlayana kadar o baskıyı ve heyecanı hissediyorum. Fakat maç 
başladıktan sonra tek odak noktamız kazanmak oluyor. 

- Naru: Bu benim 3. finalim olduğu için artık pek baskı hissetmiyorum :) 

 Aileleriniz bu duruma ne diyor? 

 - Crystal: Klasik Türk ailesi olarak ilk başta her oyuncunun yaşadığı 
problemleri bende yaşadım. Ailem bilgisayar oyunları ile bu kadar haşır 
neşir olmamı istemiyordu fakat sonrasında gelen başarılar ve eSpor'un 
her sene giderek gelişmesi, yurt dışında gittiğimiz turnuvalar ve Dünya 
Şampiyonasından sonra artık tamamen beni destekliyorlar. 




 - Naru: Her zaman söylediğim gibi Annem en başından beri en büyük 
destekçim. Bir nevi 2. sponsorum gibi her zaman yanımda oluyor. 

 (Naru'ya) Uzun zamandır aynı takımda aynı işi icra ediyorsun ve bunu 
layıkıyla yapıyorsun. Bu kadar süre Dark Passage orta koridor oyuncusu 
olup simgeleşmeye başlamak senin için nasıl bir duygu? 




 - İltifatların için teşekkür ederim :) Dark Passage'e ilk katıldığımda 
henüz 17 yaşındaydım ve 3. sezonumu bitirdim. Bu takımla beraber büyüdüm 
diyebilirim. Her zaman güzel bir aile ortamımız oldu. Bu konuda 
takımımızın sahibi Ertuğ Abi'ye ve genel direktörümüz Aylin Abla'ya 
teşekkür etmek istiyorum. Her zaman bizim yanımızda oldular ve 
desteklediler.

 (Elwind'e) Üst koridordan orta koridora geçiş sebebin ve bunun takım 
üzerindeki etkisi nedir? 


 - Bu tamamen Dark Passage'ın isteğiydi daha önce üst koridora geçmek 
gibi bir fikrim yoktu. Amacım yeni sezonda Naru'nun karşısında oynamak 
ve onu yenmekti :) DP'den böyle bir teklif aldıktan sonra kısa bir süre 
düşündüm ve bunu başarabileceğime inandım. Takım arkadaşlarım da aynı 
şekilde bana inandılar ve güvendiler. Kış Mevsimi sezonu tamamen yeni 
koridoruma alışmam ile geçti diyebilirim. Her zaman taşıyıcı rolünde 
olan bir oyuncu için bir anda zırh ve büyü direnci ile donanmış savaş 
başlatan bir koridor oyuncusu olmak pek kolay değil. Yaz Mevsimi sezonu 
ile beraber neler yapabileceğimi herkese gösterdiğimi düşünüyorum. 

 Oyunu oynarken formunuzu etkileyen bir şey, bir şeyler var mı? Moraliniz 
ve o anki duygularınız oyununuzu etkiliyor mu? 

 - Rydle: Tabi ki etkiliyor. Özellikle oynayacağımız rakipler, 
antremanlarımızın gidişatı ve evin içindeki arkadaşlık ortamı çok etkili 
oluyor. 

- Zeitnot: Benim için en büyük etken önümüzdeki hafta hangi takımla 
karşılacağımız oluyor. Derbi niteliğindeki maçlardan önce çok daha fazla 
motive oluyor ve ekstra antreman yapıyoruz. 

E-sporun ülkemizdeki yeri hakkında ne düşünüyorsunuz? Gerekli ilgiyi 
görüyor mu? 

 - Crystal: Eskiye nazaran çok hızlı ve büyük bir ilerleme gösterdiğini 
düşünüyorum. Belki hala istenilen seviyede değil ama önümüzdeki yıllarda 
yurt dışını yakalayabileceğimizi düşünüyorum. Umarım diğer eSpor 
oyunlarında da ülkemizde gerekli yatırımlar yapılır.

 Son olarak, eklemek istediğiniz bir şey var mı? 

 - Naru: Önce tüm taraftarlarımıza iyi günde kötü günde, kazansak da 
kaybetsek de her zaman bizimle beraber oldukları ve inandıkları için 
sonra da sana bu güzel röportaj için teşekkür ediyoruz.
 
Bana zamanınızı ayırdığınız için çok teşekkür edip, başarılarınızın 
devamını diliyorum. Tekrardan şampiyonluğunuzu kutluyorum.

 -Melik Murat Dere

Bizim Şehrimizin Hikayesi




''Bu ülkede hangi takımları bitirdiler.. Siz mi ayakta kalacaksınız? Kocaelispor var idi. Artık yok. Sakaryaspor var idi. Artık yok. Altay var idi. Artık yok. Niceleri var idi. Artık yoklar. ''

Bursaspor, 2009-2010 sezonunda şampiyonluğa koşarken aslında kimse ''şampiyonluğa'' koştuğunu bilmiyordu. 2001'deki Gaziantep gibi olacağı sanılıyordu. Yada birkaç sene önceki Sivas. Ne fark eder? Anadolu takımı sonuçta. Trabzonspor bile o kadar etkin değil.


Bursaspor'un şampiyonluğundan sonra röportaj yapılan bir Bursaspor taraftarı: ''Abi biz şampiyon oldukta, ne oldu şimdi? N'apıcaz?''

Şimdi Bursaspor'un yeni stadı var. Başlarında 2009-2010 şampiyonluğunun mimarı Ertuğrul Sağlam var. Belki yapabilirler bu sene, ne dersiniz? Ülkemizde futbolun kapitalizm ile yönetildiği aşikar. Çoğu konuda geçerli. Medyadan yayın gelirine reklamdan saygıya...

Bursaspor hem Anadolu için hem kendi için çok büyük bir önder futbol kulübüdür. Her sene 3 büyüklere ya oyuncu yolluyorlar yada spekülasyonlar büyük ölçüde çıkıyor. Enes Ünal'ı Manchester'a yolladılar. Daha geçen gün Volkan Şen ve Ozan Tufan'ı Fenerbahçe aldı. Öncesinde Şener... Yani önemsiz bir takım değil. 2009'da yapan, niye şimdi yapamasın?

Tomas Necid geldi, Dzsudzsak geldi birçok oyuncu aldılar ve kaliteli bir kadroları var. Baklım, göreceğiz.

-Melik Murat Dere






















16 Ağustos 2015 Pazar

Galatasaray - Podolski Denklemi

Galatasaray, Almanya’nın Köln altyapısından yetişmiş, uzun yıllar bu takımın formasını giymiş ardından Bayern MünihArsenal ve İnter‘de oynamış Podolski‘yi niye transfer ettiğini, en azından bu nedenden dolayı transfer etmiş olduğunu umarak açıklayalım.
Ortada buluşalım, bir kaç sezondur Galatasaray‘da hücüm kanatları sıkıntısı var. Galatasaray seviyesinde olmamasına rağmen sakatlanmadan önce bu takımda Aydın Yılmaz bile oynadı. Yasin Öztekin alındı, iyi oynadı. Muhtemelen eğer çok kötü bir sakatlık geçirmezse veya sürpriz olmazsa seneye de sağ kanatta Yasin Öztekin görev yapacaktır.
yazir160908b595
Ondan önce, genel olarak hücuma bakacak olursak Fatih Terim döneminde ilk sezon büyük bir yapılanma oldu. O sezon Elmander‘in hücumdaki pivot oyuncu yükünü çektiği ve Selçuk’la çok iyi anlaştığını hatırlarken o sezon Selçuk’un 13 Elmander’in 12 gol attığını unutmamak lazım. Burada devreye beklenmedik şekilde katkı yaparak 12 gol atan Melo giriyor. Defansif görevini gerektiği kadar yapan ancak çok sürpriz katkılarla 12 gol atan Melo şampiyonlukta büyük pay sahibi, hücumda büyük bir artıydı o sezon.
Sonraki sezon Galatasaray hücum için büyük yatırım yaparak Didier DrogbaBurak Yılmaz veWesley Sneijder ile anlaştı. Drogba 6, Sneijder 4 golde kalırken Burak Yılmaz’ın 32 gol attığı bir sezon geçirdiler. Umut Bulut’un yedek golcü olarak 15 gol atması da bir artıydı şüphesiz.
rue20947f7eeb.49.670x1340
O sezon asist olarak Selçuk’un 13 Amrabat’ın 10 asistlik performansını görüyoruz. Ardından Hamit, Burak, Emre gibi isimler geliyor. Yani kanatlardan değilde daha çok defansın ortasından arasına atılan toplar, duran toplar sayesinde gol/asist yapıldığını basitçe öğrenebiliriz.
2013-2014 sezonunda ise hücumdaki takımın genel katkısı %25 kadar düşüyor. Burak Yılmaz toplamda 17 golde kalırken, geçen sene verim alınamayan Wesley Sneijder 15 gol atıyor. Bu ikili en golcü iki isim olurken ardından 14 gollü Drogba geliyor. Peki burada bir şey aklımıza geliyor, iki sezon önce 12 gol atan Melo neden bu sezon 4 golde kalırken, defansif rolünde aynı şekilde oynayıp aynı katkıyı vermiyor?
Teknik direktör Fatih Terim yönetminde 4-4-2 sisteminde orta ikili aynı anda hücuma gidip orada kalabalık hücumlara katılıp bir anda ceza sahasında 4-5 kişi olabiliyordu. Eğer bu ikiliden biri topu kaptırırsa veya pas hatası yapılırsa orta 4’lü ve Elmander, Burak ikilisi anında baskı yaparak topu kapıyordu (bu yüksek ihtimal), topu kapamazlarsa kontra atakları iyi yapan takım golü atıyordu.
Geçtiğmiz sezon ise Burak Yılmaz 19, Sneijder 12 ve Umut 11 gol atıyor. Bu sezon Hamza Hamzaoğlu gelince kanat oyununda daha aktif hücum yapan Galatasaray’da Yasin 13, Olcan 7 asist yapıyor. Bu çok yeterli olmasa da iyi bir performans denilebilir. Bu sayılarda önemli olan Sneijder ile Yasin’in anlaşması, uyumudur. Yasin ceza sahasına girince eğer boş alan bulursa Burak/Umut’a topu yollayarak asist yapıyor, boşluk bulamazsa hemen ceza sahası dışına yani arkasına gelen Sneijder’e pas atarak Sneijder’in önünü açmışken şut izni veriyor. Eğer açamamış ise zaten Sneijder diğer kanada dönüp diğer hücum opsiyonlarını kullanıyor.

Peki bu sezon Podolski ile Galatasaray nasıl hücum yapabilir? Bildiğimiz gibi geçen sezon Podolski sol forvette en iyi katkısını yapmış. Arsenal ve İnter’de forvetin solunda, sol kanatta daha iyi performans sergilemiş. Gol ve asist sayısı çok iyi olmamasına karşın takım arkadaşlarına yarattığı pozisyonlar ve asistlerin paslarını vererek 30 yaşın tecrübesini konuşturmuş. Yani Galatasaray’da da bu pozisyonlarda Sneijder – Burak – Podolski üçlüsü uyum sağlarsa çok can yakar.

15 Ağustos 2015 Cumartesi

Sivasspor - Galatasaray | Maç Analiz




Galatasaray ligde oynadığı ilk maçta Sivasspor deplasmanında Burak ve Podolski'nin golleriyle 2-2 berabere kaldı. Sivasspor'un gollerini Aatıf (2) attı. Sizlere elimden geldiğince maçta neler olmuş, nasıl olmuş açıklamayı deneyelim.

İlk 11'ler




İstatistikler

                             Sivasspor - Galatasaray

Topla oynama  :      %48             %52
Toplam şut       :      18                15
İsabetli şut        :      3                  5


Maçta Hamza Hamzaoğlu ilk 11'e Burak Yılmaz'ı koymadı. Ardından bunun taktiksel bir hareket olduğunu söyledi. Galatasaray'ın hücumda yapmak istediği oyunu kanatlara yayarak Sneijder'in yardımlarıyla Yasin, Olcan ile Podolski'ye gol pozisyonu yaratmaktı. İlk yarıda bunu pek yapamadılar. Defansta Chedjou çok kritik 2 hamle yaptı ve Galatasaray'ı ipten aldı. Eğer o pozisyonlarda Batuhan ve Aatıf Chedjou'ya takılmasaydı maç çok farklı devam edebilirdi.

Sivas ise çok hızlı hücumlara çıkarak Aatıf'ı kullanmak istedi zaten öyle oldu. İlk yarıda Aatıf'ın getirdiği pozisyonlar hep tehlikeli oldu. Hakan'ın, Batuhan'ın şutlarıyla sonuçlanan pozisyonların çoğu net pozisyonlarıydı. Oyunu kanatlara yayıp orta sahayı Hakan Özmert ve Adem ile diri tutmak istediler bunu da kısmen yaptılar.



İkinci yarı başlarken Sneijder çıktı Burak girdi. Duran toptan ofsayt tartışmaları olsa da golünü attı ve durumu 2-1 yaptı. Hamza Hamzaoğlu eğer maça Burak'ı alıp çevirmek istediyse bunu neden Sneijder'i çıkarıp yaptı? Sneijder teknik kapasite ve oyuncu besleme açısından Podolski'den daha önce, en azından Türkiye Ligi'nde buna çok şahit olduk.

Podolski'de ilk golünü kafayla attı ve beraberliği getirdi. Dakika 81'de Telles ortaladı, Podolski kafayla çok güzel bitirdi. Şüphesiz Galatasaray bu maçtan çok şey çıkaracaktır, çıkarmalıdır.

Mustafa Denizli'nin maç yorumu:

''Mustafa Denizli: "Galatasaray bu sezon iyi sinyaller vermiyor. Galatasaray eksik. Bunu hocası mutlaka görmeli ve değerlendirmelidir.''
 Peki, Hamza Hamzaoğlu Burak'ı kurtarıcı olarak oyuna alacaksa neden ilk 11'de başlatmadı?

Hamza Hamzaoğlu maç sonu: ''Burak böyle oynasın diye yedek bıraktık. Kendisini oyunundan dolayı tebrik ediyorum.''
Zamlı sözleşme imzalaması olay olan Sabri Sarıoğlu'nun ofans olarak hiçbir şey vermemesi, defansta Aatıf'a karşı bir şey yapamaması da sözleme doğru mudur, değil midir açıklıyor herhalde.

Rıdvan Dilmen: "Sergen hoca 2 puan kaybetti. Hamza Hamzaoğlu 1 puan aldı"

-Melik Murat Dere

14 Ağustos 2015 Cuma

Fenerbahçe - Eskişehirspor | Maç Analiz


                    STSL Başladı!

Spor Toto Süper Lig 2015-2016 sezonu açılış maçı Fenerbahçe ile Eskişehirspor arasında oynandı.


Volkan'ın ligdeki 300. maçıydı.

İlk 11'ler


Fenerbahçe

Volkan, Şener, Ba, Alves, Hasan Ali, Nani, Josef, Meireles, Diego, Fernandao, Sow.

Eskişehirspor

Ali, Toko, Birol, Sezgin, Anıl, Lawal, Alpaslan, Causic, Onur, Ben Khalifa, Gekas.

İlk dakikalar


Maç başladı, Eskişehir her ayağına gelen topu uzun atıp Gekas'a deniyor. Ancak bunların hiç biri olamadı. Neredeyse tüm süre zarfında top Fenerbahçe'deydi. Pek bir etkinlik yoktu hücum hattında ama Nani'nin bir iki çalımı ve şutları, Diego'nun faulle sonlanan çırpınışları... 

Devamında


Devamında Fenerbahçe daha etkili olmaya başladı ve 2 tane art arda korner kullandı. Eskişehirspor ilk yarının ortalarında Lawal'ın getirdiği toplarla 2 net kontra atak pozisyonu yakaladı ancak Volkan kalede başarılıydı.

Ek olarak Abdoulaye Ba bir pozisyonda yere düşmesinin dışında gayet iyiydi.

İlk yarının sonu

İlk yarının sonlarına geldikçe Fenerbahçe daha da bastırıyordu. 45'de Nani çalımının ardından sol taraftaki bomboş olan Hasan Ali'ye attı pasını, topu düzeltti ve güzel bir orta açtı. Kafa vuruşu yeteneğini konuşturan Moussa Sow alışkın olduğumuz kafa vuruşlarından birini yaptı ve skor 1-0 oldu.

1 dakika sonra hızlı gelişen Fenerbahçe atağında Diego orta sahada çok güzel bir çalımla rakibini saf dışı bıraktı. Diğer rakip defans oyuncusunun bacak arasından pası Fernandao'ya geçiren Diego ilk asistini, Fernandao'da ilk golünü atmış oldu. Değinmek istediğim yer, Fernandao çok iyi bitirdi. Zaten ardından da ilk yarı bitti.

Fernandao'nun gol sevinci.


İkinci yarı

İkinci yarının başlarında Fenerbahçe çok fazla net pozisyon yakaladı. Sow'un ceza sahasına köşeden girip vurduğu, Şener'in sağdan getirip Sow'un kaçırdığı, Diego'nun ortasında Ba'nın vuruşu ve dahası...

Bunlardan birini atsaydı çok rahatlardı zaten.

58'de Goran Causic Meireles'e yaptığı müdahaleden dolayı sarı kart gördü, sonra tou hızlıca yere vurup sert tepki gösterince ikinci sarıdan kırmızı kart gördü.

Dakikalar 63'ü gösterdiğinde Fernandao çıktı Robin van Persie oyuna girdi. Meireles çıktı Mehmet Topal girdi.

Persie'nin Manchester United'dan ayrılmasına ağlayan çocuk Luis'de tribündeydi.

İkinci yarının ortaları

Dakikalar top Fenerbahçe'nin ayağında ve bazen tehlike oluşturan zayıf ataklarla geçti. Mehmet Topal'ın 71. dakikada attığı şut kaleci Ali'de kaldı.

74'de Diego çıktı Alper Potuk oyuna girdi. Diego çok iyi oynadı. 2. goldeki asisti gerçekten buram buram kalite kokuyordu. 74 dakika boyunca elinden gelen her şeyi yaptı. Şahsen beğendim.

Sonrası


Dakika 79'da soldan gelen ortada kaleci boşa çıktı ama ceza sahası içinde Mehmet Topal topu kaleye gönderemedi. Bir kaç dakika sonra ara pasta van Persie hareketlendi ama ilk pozisyonda kaleci topa dokununca top Nani'ye geldi. Tekrar Persie'yle oynadı ancak defans yetişti. Dakika 84'de Sow ceza sahası içinde şık bir çalım attı ama golü yapamadı. 90+1'de Sow bomboş kaleye zor pozisyonda yollayamadı. Maçta böyle sonuçlandı.


Yorum


Velhasıl kelam maç böyleydi. Gelelim yorumlara.

Defansta Alves her zamanki istikrarını sürdürdü, yanında oynayan Ba ile iyi iletişim kurdu, sıkıntı çıkmadı. Ba ise ligimize çabuk uyum sağlayacaktır. Bu maçta çok iyiydi. Bir pozisyon dışında neredeyse hatasız. Şener sağ bekte her zaman Gökhan ile kıyasıya mücadele edecek seviyede. Senelerdir Gökhan'ın rakibi yoktu, antrenmanlarda olsun maçta olsun rahattı. Ancak Şener hem kendini, hemde ister istemez Gökhan'ı geliştirecektir. Sol bek Hasan Ali her zaman Caner'in yokluğunda onu aratmayacak performansla oynar. Bunu da her seferinde kanıtlıyor.

Josef De Souza ve Meireles kendilerinden beklenenleri yaptılar. Meireles Diego'nun oyun kurmasına biraz daha yardımcı olursa daha iyi olur gibi. Josef ise savunma yönünden çok iyi işler başardı. Çok iyi pozisyon aldı.



Nani sanki pimi çekilmemiş bir bomba gibiydi. Birinin pimi çekmesi lazımdı, o kişi Diego'ydu ama yapamadı. Vitor Perreira bunun çözümünü bulacaktır. Diego'da geldiğinden beri en iyi maçlarından birini oynadı ve tam anlamıyla sezona hazır.

Fernandao ve Sow hazırlık maçlarında olduğu gibi forvet hattında bu sene çok iyi işler başaracaktır. Diego'nun katkılarıyla berbaer ikisinden biri gol kralı, Diego ise asist kralı olabilir. Bakalım, göreceğiz.


-Melik Murat Dere


13 Ağustos 2015 Perşembe

Türk ve genç oyuncu tanıtım serisi | #6


Emre Taşdemir

Bursaspor altyapısının son dönemlerdeki en önemli meyvelerinden biri. Enes Ünal, Ozan Tufan ile aynı dönemde yetişmiş bir oyuncu. Enes'in bonservisi şuan Manchester City'de, Ozan ise çok konuşulacak bir transfer ile Fenerbahçe'de. Bakalım Emre ne yapacak?

Emre 2007 yılında Şekerspor altypaısıyla beraber futbola başladı. 2009'da Ankaragücü ile 2.5 yıllık profesyonel sözleşme imzalayarak kendini kanıtlama şansı buldu. İlk resmi maçına orada çıktı. İlk lig golünü, asistini orada yaptı. Ankaragücü'nin gençlere önem vermesiyle kendini çok geliştirdi. 2013-2014 sezonu bitince Bursaspor tarafından transfer edilen genç oyuncu savunmanın solu ve orta sahanın solunda görev yapabiliyor.



1.76 boyunda ve Buraspor ile sözleşmesi 2018'de bitiyor. Milli takım formasını da 2 kez giydi.


Artıları


Hızlı
Ayağına hakim
Çalışkan
Sağ ayağı çok kötü değil
Sadece sol bek değil, çok yönlü


Eksileri


Güçsüz
Tecrübesiz
Defansı hücumu kadar iyi değil

-Melik Murat Dere

12 Ağustos 2015 Çarşamba

Fenerbahçe Ozan ile Görüşmelere başladığını KAP'a bildirdi!


Fenerbahçe'nin bugün saat 21:12'de yaptığı açıklama.




Büyük ihtimal görüşmeler olumlu sonuçlanacak ve sarı lacivertli formayı giyecek Ozan.

-Melik Murat Dere

Multiplayer CS:GO Turnuvası 1



Multiplayer CS:GO Turnuvası 1


Multiplayer'in düzenlediği CS:GO Turnuası'nda Türkiye'nin önde gelen ekibi Space Soldiers'in dışında bir çok büyük kulüp katılıyor. 

A GRUBU




B GRUBU




C GRUBU





D GRUBU




Turnuvanın galibini blogumuzdan öğrenebileceksiniz. Takımlara başarılar dileriz.

-Melik Murat Dere

11 Ağustos 2015 Salı

Türkiye'de eSpor gelişiyor! | Haber


Habertürk eSpor atılımı


Bu haber tüm League of Legends oyuncularını sevindirirken Habertürk Gazetesi'nin de modernleşme çabasını gözler önüne serdi. Açıklamaya göre bundan böyle Habertürk Gazetesi'nde her Cumartesi ve Çarşamba günleri tam sayfa olarak oyun haberlerini ve video oyunlarını okuyucularıyla paylaşacak!

Özellikle Türkiye'deki en büyük eSpor kitlesinin League of Legends'e ait olduğunu bilen Habertürk bu oyuna daha çok önem ve yer verecek.

Açıklamanın bir kısmı:

''eSpor içeriğini Dijital Sporlar Kurucu Ortağı ve İş Geliştirme Sorumlusu İlker Karaş’ın hazırlayacağı sayfalarda Türkiye’den ve dünyadan elektronik spora dair turnuva haberlerini, röportajları, maç sonuçlarını, değerlendirmeleri ve eSporculuk üzerine yazıları bulacaksınız.''
Geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin profesyonel en büyük League of Legends şampiyonası olan Türkiye Büyük Finali'ni Dark Passage kazandığını da eklemek isteriz.



Bu haberi oyunculara sunmaktan gurur ve mutluluk duyarız!

-Melik Murat Dere

Oyuncu Raporu | Mitchell Weiser



Tam ismi Mitchell-Elijah Weiser. 21 yaşındaki genç Alman sağ kanat oyuncusu. 1.76 cm boyunda.

Güncel olarak Hertha Berlin forması giymektedir.

Hertha transfer tanıtımında.


Babasi Patrick Weiser'de bir Bundesliga futbolcusuydu ve Köln, Wolfsburg gibi takımlarda forma giymişti. Mitchell, 2000-2005 yılları arasında TVE Veltenhof takımı altyapısında futbol oynadı.
2005 yılında babasının eski takımı Köln'e transfer oldu. Köln'ün U-17 ve U-19 takımlarında sağ kanadı kasıp kavuran Mitchell, başarılarının sonunda 2011-2012 sezonunda as takıma yükseldi. 7 kere ilk 18'e girebildi sadece. Zaten sezon sonunda da takım küme düştü.



Mitchell'de babasıyla oturup düşündü ve 1 Milyon Euro bonservis bedeliyle Bayern Münih'e transfer oldu. 2012-2013 sezonunda Bayern Münih II takımıyla 23 maça çıkıp 4 gol 12 asist ile göz doldurdu ancak as takımda oynamayı başaramadı ve devre arasında Kaiserslautern'e kiralandı.2013-2014 sezonunda Münih'e geri döndü ancak as takım ile maça çıkamadı. Geçtiğimiz haftalarda ise 2 Milyon Euro bonservis bedeliyle Hertha Berlin'e transfer oldu. Hertha'nın ondan çok şey beklediği kesin, peki bu onları karşılayabilecek mi?

Artıları

Hızlı bir oyuncu.
Top saklama yeteneği var.
Çok rahat adam geçiyor.
Ortaları tam yerine gidiyor.

Eksileri

Bitiriciliği çok iyi değil.
Zayıf ayağı yani sol ayağını hiç ama hiç kullanamıyor diyebiliriz.
Kafa toplarında iyi değil.
Çok çalışkan değil.

-Melik Murat Dere

9 Ağustos 2015 Pazar

Türk ve genç oyuncu tanıtım serisi | #5


Hakan Cinemre kimdir?

Hakan, Kocaeli, Gölcük 1994 doğumlu Fenerbahçe'nin genç stoperi. 1.84 boyundaki genç stoper, futbola 2007 yılında Gölcükspor'da başlayıp 2010 yılına kadar burada oynadı. Bölgesel Amatör Lig tecrübesiyle 2010 yazında Fenerbahçe scoutları tarafından 16 yaşındayken U-16 takımına alındı.

2012-13 sezonunda Fenerbahçe ile resmi sözleşme imzalayıp profesyonel oldu.



2013-14 sezonunu Bucaspor'da kiralık geçiren futbolcu deneyim kazanarak kendini geliştirdi. Ertesi sezon PTT 1. Lig şampiyonluğuna oynayacak olan Adana Demirspor'a kiralandı. Orada deneyimine deneyim, gücüne güç, becerisine beceri kattı.

Bu sene Vitor Perreira tarafından Uygar Mert Zeybek ile beraber kadroda olacakları açıklandı.

Artıları

Boyuna ve bacak boyuna göre hızlı.
Kafa toplarında etkili.
Markajı iyi.
Alan kontrolü.
Çalışkan.

Eksileri

Çok fazla tecrübeli değil.
Çok agresif.(2 Temmuz 2013 Bulgaristan - Türkiye U-20 maçının ilk yarısında ettiği küfürler ve agresif davranışlardan dolayı kırmızı kart gördü.)
Pozisyon alması çok iyi değil.

Bonus



8 Ağustos 2015 Cumartesi

Soruyorum | Soru, yorum. #1 Transferler.


Soruyorum.


Bursaspor, transferde Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'dan daha mı akıllı?

Cevap:

Cevabı Evet. Açıklaması ise çok basit. Fenerbahçe o kadar transfer yaptı ve yep yeni bir takım kurdu. Hazırlık süreci 1 ay daha uzun olsa Shaktar'ı eleyebilirlerdi ancak sorun bu değil. Sorun alınan oyunculara ödenen para ve alınan oyuncular. Kendi fikrim Josef de Souza yerine çok daha iyi bir defansif orta saha alabilirdin.



Galatasaray, geçen sene ligde şampiyon oldu evet ve oynayan oyuncular hala takımda. Eleştirecek bir şey yok burada. Bir kez şampiyon olan bir daha olabilir. Kadro lig için şampiyonluk seviyesinde. Ama Şampiyonlar Ligi'nde gelen başarısızlığı bence Podolski çözüp seni gruptan çıkarmaz. Bunu Carole, Bilal ve Jem'den de bekleyemeyiz.



Beşiktaş aslında yanlış bir şey yapmadı pek fazla. Transferler doğruydu ve sanırım bir orta saha daha gerekli Tolgay sakatken. Quaresma transferinin nedenini anlamış değilim. Hücum hattın gençken, bir 30 (Mario Gomez) bir de 31 yaşındaki (Quaresma) oyuncu alıp hücum hattını yaşlandırıyorsun. Hadi anladım. İyi oyuncular, aldın sende. Fikret Orman, Quaresma'nın futbol hayatın bitireceğim demişti. Gitti Porto'da efsane oldu ve geri aldın. Ya sen gerçekten Quaresma'yı bitirdin ve taraftara kazıklıyorsun, yada bitiremedin ve kendi laflarını yedin. Bunlar Rodolpho'nun iyi bir transfer olduğu gerçeğini değiştirmez.

Trabzonspor başlı başına facia. Transfere gelene kadar yönetim sıkıntıları, teknik direktör seçimi, Onur polemiği var. Christopher Samba'yı getirdin, sözleşme imzalamadı. Stephane Mbia'yı aldın. Mbia çok iyi bir oyuncu ama önüne oynayacak oyuncu koymazsan o ne yapsın?

Cevap bu şekilde.

Yorum:

Bursaspor bu üstteki büyük transfer (!) dediklerimizden daha akıllı transferler yaptı. Forvete Tomas Necid patlama yapmaya çok yakın bir oyuncu. Bursaspor'u basamak olarak görmesi de Bursaspor'un lehine. Burda bol bol gol atıp Avrupa'ya gitmek istiyor. Bu da Bursaspor için para demek.

Kaleye Mert Günok ise çok çok iyi bir transfer. Yıllardır Volkan'ı bekleyen Mert, 26 yaşına geldi. Gerekiyordu artık. Harun Tekin ile dönüşümlü Bursa'nın kalesi emin ellerde.

Hoffenheim'den Luis Advincula sağ bek için idealist bir futbolcu. Görev adamı. Ertuğrul Sağlam ile kendini bulacaktır. Ne çok ofansif ne de çok defansif.

Josue gene kiralandı zaten bildiğimiz gibi, maestro.

Stopere Berisha, Sivok, İbrahim Sürgülü ve Dany geldi. Berisha ve Sivok'un yedeği olarak alınmış herhalde İbrahim. Sivok çok iyi bir transfer bence. Seni bir sezon çok iyi götürecektir. Kalite...



Orta sahanın ortasına Parma'dan Cristobal Jorquera geldi. 26 yaşında o da basamak olarak görüyor olabilir. Ama sen onu Batalla/Belluschi, gibi eğitirsen çok ama çok verim alırsın. Çift yönlü bir futbolcu.

Sağ beke Erdem geldi bu ortalama bir transfer gerek varmış alınmış. Lig düzeyinde.

Gelelim yılın transferine,

Isaac Cuenca

Le Masia'da Munir'i gol kralı yapan adam. Yeni Messi! Müthiş dribbling yeteneği. Bitiricilik ve hız ile birleşince ortaya müthiş bir kanat oyuncusu çıkıyor.



Size son bir şey daha söylemek istiyorum, Bursaspor bu transferlere bonservis ücreti olarak 1.58 Milyon Euro ödedi.

-Melik Murat Dere







7 Ağustos 2015 Cuma

Faroe Adaları | Özel Analiz





Faroe Adaları, futbola gelene kadar öncelikle bir çok konuda kendini geliştirmesi gereken bir ülke. Ancak onlar futboldan başlamayı seçmiş -olabilirler-.

Coğrafya olarak İsveç'in birkaç yüz mil batısında İzlanda'nın da birkaç yüz mil güneydoğu açıklarında bulunun ülke, adalar ülkesi.

Son yıllarda çok büyük bir çıkış yakalayan Milli Futbol Takımları 2001 yılındaki Lüksemburg galibiyetinden sonra 2010'da resmi bir eleme maçında Litvanya'yı 2-1 yenmişlerdir. Ancak en önemli maçlarından biri şüphesiz, 1998 Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nde ateşli 6640 -kimilerine göre 6642- taraftarı önünde Malta'yı 2-1 yendikleri maç.

Sonra 2016 Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nde ise F Grubu'nda 4. sıradalar. Arkalarında Finlandiya ve Yunanistan var. İlk Maçta Finlandiya'ya karşı evlerinde gol atarak, 1-3 yenildiler. İkinci maçlarında deplasmanda Kuzey İrlanda'ya karşı ofans bir taktikle -4-3-3 ofans- oynayıp gol pozisyonlarına girip 2-0 yenildiler.

Üçüncü maçta Macaristan'a karşı 4-1-4-1 oynayıp şanssız bir golle 1-0 yenildiler. Ardından, Avrupa'nın en iyi defans yapan bir iki takımından biri olan Yunanistan'ı gittiler, evlerinde tam 1-0 yendiler! Golü atan Edmundsson Faroe'de inşaat işçisi. Ancak onların o küçük kalpleri koskocaman Yunan defansını aştı. Futbolcu değerleri olarak da uçurum olan bu iki takım arasındaki fark, 100M Euro kadar. Faroe Adaları'nın toplam değeri 1.63M.



Ardından Romanya'ya karşı çok iyi oynayarak 1-0 yenildiler. Teknik direktör Lars Christian Olsen, Faroe Adaları'nda bir yazar aynı zamanda. İnternet sitesinden Mourinho'nun

                ''Para başarıyı garanti etmez.'' 

sözünü paylaşarak ideolojisini bir cümle ile açıkladı. Yenilmeden tecrübe kazanılmayacağını bilen  Olsen babası Faroeli annesi Danimarkalı çiftin çocuğu. Ancak o Danimarka vatandaşı.

Grubun altıncı maçında evlerinde Yunanistan'ı 2 golle 2-1 devirerek tarihi bir ilke imza atıp ilk defa bir eleme grubunda 2 galibiyet alıyorlardı. Bu sıralarda yeni FIFA üyesi olmuş Cebelitarık'ı hazırlık maçında 4-1 yendiler.



Grupta kalan 4 maçta gerçekten Play-off oynama şansları var. Bunu yapabilirler.

Bu kadar şeyin yanında, Olsen geldiği yeri unutmayıp Faroe Adaları vatandaşlarına dünya tarafından tanınma hissini yaşattı.

''Futbol, her zaman futbol değildir.''

-Melik Murat Dere

6 Ağustos 2015 Perşembe

İstanbul Başakşehir - AZ Alkmaar | Tur Analiz




Bugün 7 Ağustos 2015 Cuma saat 7:17. Yazıyı bitirdikten sonra gidip televizyonumu açıp sırasıyla TRT Spor ve NTV Spor sabah programlarını izleyip ardından Mehmet Demirkol'un yeni yazısına bakacağım. Eee? Sorun ne?

Sorun; bu yaptığım her şeyde, herkes ''Başakşehir çok iyi oynadı, şanssızlık.'' veya buna benzer cümleler kurup Türk medyasının çok sevdiği umut tacirliğini yapacak. Öve öve bitiremeyecekler. Futbolda şans yoktur. Varsa bile bu iki maçta yoktu.

İlk Maç

Hollanda'da maç, seyircinin sıkıntılarıyla başladı. Girişte kırılan turnikeler zorluk çıkartsa da ilk 15 dakikada iş halloldu. Maça bakacak olursak önce topu onlara verdik. Biraz oynadılar pas yaptılar. Ardından 1-2 kontra atakla gole yaklaştık. Mahmut Tekdemir'e yapılan müdahale penaltı olabilirdi -bence değildi- ama hakem devam dedi. Sonra bir kontra atak yedik ve savunma arkasına koşan oyuncularına Volkan Babacan ceza sahası içinde kayarak müdahalede bulundu. AZli oyuncu son oyuncu olduğu için Volkan kırmızı kart yedi ve penaltı verildi. Mossoro çıkıp Ufuk Ceylan girdi. Isınma şansı dahi olmayan Ufuk golü yedi. Ardından top yine onlardaydı. Badji 30. dakikalarda topu hızlıca kapıp ileri oynadı sağ kanattan Visca deparla Ortiz'i geride bıraktı çekti dopu ceza sahası çaprazında olan Badji'ye verdi bir dokunuşla ceza sahası çaprazına inen Badji'nin vuruşu direğe çarptı. Ardından 25-30 metreden Chikalleshi, Doka ve Visca ile şutlarla yetinen Başakşehir devre arasına 1-0 geride gitti. Abdullah Avcı umarım iyi bir konuşma yapmıştır diyerek düşünürken deplasman golü aklımızdan gitmiş, sadece savunuyorduk ki onu da yapamadık 75'de 2. golü yedik. Biz tepki verene kadar maç bitti.

Türkiye'ye geldiler ''umut tacirliği''ne başladı gazeteci ve yorumcular öve öve bitiremediler, ''ee n'oldu?'' al bak, 1-2.

İkinci Maç

Bu sefer iyi başladık.İşler iyiydi. 15-20. dakikalarda bir korner oldu. Top arkaya sekti, Henriksen kontrol etti ve bitirdi. Deplasman golü yedik. Olacak gibi değildi. Keşke orada 3-0 yenilseydik de burda bunu yemeseydik. Sonra hücum yapmamız gerektiğini anladık ve denedik. Ama bu sefer iş sadece Doka'nın ayağına kaldı. Sağda çalımı atıyor giriyor vuruyor olmuyor solda geçiyor vuruyor defansa çarpıyor. Dakika 44, orta sahada 1 adam geçti sağ çapraza yanaşırken o top çok güzel şekilde tam sol köşeye gitti ve girdi. Çok iyiydi! Ama 76. dakikada paslaşarak girdiler ve attılar. 


Ç-A-R-E-S-İ-Z-L-İ-K

Yani, umut tacirliğine inanmayın.

-Melik Murat Dere