5 Nisan 2015 Pazar

Katenaçyo | Deha Taktiği.

                                           KATENAÇYO

  Öncelikle,  katenaçyo nedir?


 Dünyadaki bütün defans sistemlerinin babası,kırılması -doğru uygulandığında- en güç defansif sistemdir.Bir tane sweeper bulunur yani defansın arkasında bir libero.Önünde dörtlü defans,onların önünde defansif orta saha -libero- ile iyi işleyen becerikli kanatlar topu ilerideki bitiriciliği olan -bir veya iki- forvetle birlikte sonuca ulaşır.Tabii iyi uygulanırsa...





Amacı nedir?

Herkes topun arkasına geçer,pres yapılmasa da agresif,sert,kırıcı müdahaleler ile topu kapıp hızlı kontra ataklarla iş bitirilmeye çalışılır.Çoğu takım önce total futbolu dener ancak yapamaz.Sonra kateneçyoyu dener bunu kesinlikle yapamaz.


Kim bulmuş bu taktiği?

Bu sistemi bulan kişi değilde bunun çıkış noktasından sonraki devrimleri gerçekleştiren kişiler vardır.Eğer en başa dönersek,çok çok geriye sararsak 40'lı yıllarda Karl Rappan adında bir adam hem İsviçre'yi hem Servette'yi aynı anda çalıştırıyor ve bu taktiğin tohumlarını sweeper -sarkık libero- kullanarak atıyor.O dönemler meşhur 3-2-5'i alt eden bu taktik hakkında Karl Rappan'ın bir açıklaması dahi yok.

Viani'nin Vianetto'su...

''Bu da kim?'' dediğinizi duyar gibiyim,açıklayayım.Katenaçyo,gerçek haliyle katenaçyo halini alana kadar en büyük devrim İtalya'da kullanılmasıyla oldu.Bunun öncüsü Gipo Viani.Salernitana'nın başında olan bu adam takımına katenaçyo'yu oynatıyor bu defansif taktikle Serie B'yi kazanıyor.Takımını geriye çekiyor sarkık libero kullanıyor.Rakibin hücumda çoğalmasını sağlayıp defansı boş bırakmasını gerektiriyor,sertlikle topu kapıyor ve kontra atak...Viani'nin takımı Serie A'ya çıkınca hiç deplasman maçı kazanamayıp küme düştü ancak bu küçük takımlar için bir umut taktiğiydi.

Ve... Katenaçyo

Gerçek katenaçyo'nun babası olarak adlandırılan Rocco 1947'de Triestana'nın başına geldiğinde herkes çok şaşırmıştı...Babasının kasabında çalışan Rocco bakalım ne yapacaktı.İlk senesinde takımı Serie A'da ikinci yapmıştı,kimse inanamıyordu.Rocco'nun oynattığı katenaçyo Rappan'ın sisteminden farklıydı,1-3-3-3 ve 1-4-3-2 dizilişleri arasında gidip geliyordu.

Çakma katenaçyo

Çakma katenaçyo dediğimiz taktik ise bu işin ofansifi.1961 yılında ulaşıldığında bahsettiğimiz Viani Milan'ın sportif direktörüydü ve Rocco'nun taktiğini kendisine yakın buluyordu.O sene Rocco'nun Milanı 83 gol atmıştı -e hani bu defansifti?-.Bunun açıklanacak kısmı orta sahadaki presin artışı ve agresyon gücünün daha da güçlü kullanılması.Rocco,temiz oynayam Cesare Maldini'yi libero olarak kullanıp tüm sertliği orta sahaya taşıyordu.Bu sayede taktik daha ofans gözüküyor.

''Sert haflarından biri de meşhur Giovanni Trapattoni’ydi. Bu oyun Serie A şampiyonluğunun ardından, Şampiyon Kulüpler Kupası’nı da Milan’a getirdi. Rocco 63’te Torino’nun başına geçti, sonra 67’de Milan’a döndü. Felsefe aynı, sonuç aynıydı: 1 Şampiyon Kulüpler Kupası, 2 Kupa Galipleri Kupası, 1 Kıtalararası Kupa, bir de Serie A…''


Acımasız Devrim

''Milan’ı katenaçyo akımının ilk başarılı takımı olarak görebiliriz. Avrupa başarılarının ilkini onlar tattı ne de olsa. Ama popüler kültürdeki katenaçyo felsefesinin devrimini hemşerisi Inter yaptı. Arjantin doğumlu Helenio Herrera da bu devrimin lideriydi. Takımın başına geldiğinde aslında bol gol bulan bir ekip yaratmış ama şampiyon olamamıştı. Böylece ültimatom yemişti baba Moratti’den. Verdiği sözü tutma hırsına düşmüştü; günlerce rakipler ve taktikler üzerine düşünüyordu. Çok sert biri olmuştu. Otoritesini sorgulayanlara kapıyı gösteriyordu. Takımın yıldızı Sandro Mazzola’nın kardeşi Ferrucio biyografisinde Herrera’nın futbolculara zorla deneysel ilaçlar kullandırdığını söylüyordu. İddiasına göre, önce B takım oyuncularına sonraysa A takım oyunculara denetiyordu bu ilaçları. Birçok Inter oyuncusu ise hemen çaktırmadan tuvalete koşuyor ve ilaçları tükürüyordu. Bir Milan maçı öncesi oyuncusu Guarneri’nin babası vefat etmiş ama bu durumu ondan saklamıştı.''*
İşte bu acımasızlığı; motivatörlüğü ve başarıyı elde edişi sayesinde takıma da yansımıştı. Takımı öyle acımasızdı ki bilerek rakipleri sakatladıkları düşünülüyordu artık. Tesislerin duvarlarında bir soru bir de cevap vardı:
Soru: “Savaşmak mı kazanmak mı?”
Cevap: “Savaşmak ve kazanmak.”

Bizim düşmanımız!Karşı cephe : Total Futbol

Orta sahanın göbeğinde üç kişiyle oynama ve hareketlilikleriyle sabit görevleri olan rakip oyuncuları şaşırtma fikri Feyenoord ve Ajax’la birlikte Avrupa’ya yayılıyordu… Bu Hollanda takımları, İtalyanların aksine oyuncularını sahada serbest bırakıyor ama onlardan tam saha pres bekliyorlardı. Oyuncularının pozisyonlarını kaybetmelerini destekliyorlardı hatta. 1969’da Rocco’nun Milan’ına yenilen Ajax, 1972 yılında Inter’i yenip Şampiyonlar Şampiyonu olduğunda Hollanda gazetelerinin birçoğunun başlığı şuydu:
“Katenaçyonun mahvoluşu…”
Doğansa Total Futbol’du.

*Alıntı : Yarı Saha
-Melik Murat Dere









0 yorum:

Yorum Gönder