Boca-River derbileri

Bir derbiden çok daha fazlası.

Oyuncu Raporu

Boli Bolingoli-Mbombo

Türk ve genç oyuncu tanıtım serisi | #7

Ozan Taşkın'ın kaleminden Deniz Hümmet.

Lig Analizi

Melik Murat Dere yazdı : " STLS Analizi "

29 Nisan 2015 Çarşamba

Türk ve genç oyuncu tanıtımı serisi | #2

Berk Yıldız

Sizlere bugün serinin ikinci yazısında Berk Yıldız'dan bahsedeceğim.

Kimdir?

1996'da İzmir/Konak'da doğmuştur, 1.78 boyunda orta saha mevkisinde görev yapmaktadır.

Artıları

Şut
Pas
Oyun görüşü
Yaratıcılık

Eksileri

Hız

2004'de Karşıyaka altyapısına giriyor ve 2007'de Galatasaray scoutları tarafından 1 gol atıp 3 asist yaparken farkedilip transfer ediliyor.Fatih Terim'in geldikten sonra özel olarak ilgilendiği bu oyuncu sezon başı Elazığspor'a kiralık yollanıyor.

Türkiye için lazımsın bize,bizimle kal Berk!

-Melik Murat Dere


24 Nisan 2015 Cuma

Futbolcu Anatomisi

Sizlere bugün kısaca futbolda "kas,vücut yapısı" ne olduğunu önemli midir değil midir kısaca açıklamak istiyorum.

Bu konuda çoğu insan farklı düşünüyor ancak benim fikrim -tabiki 200 kiloyla oynanmaz- sadece kas bir işe yaramaz.Örnek verecek olursak Maradona fit bir oyuncu değildi. Alex,Sergen,Ronaldo ve niceleri....

Burada akıl devreye giriyor.Fark ederseni verdiğim örnekler arasında hiç savunma oyuncusu yok.Bunun nedeni kas en çok defans oyuncularına gerekli.

Örneğin Maradona aklıyla oynardı.Rakiplerinden bir kaç saniye önce düşünürdü. Bu sayede istediği gibi şut atıp pas verebiliyordu.Futbolda akıl ile alakalı "panenka penaltısı" stilinin sahibi Panenka'nın bir demeci : "O zamanlar penaltı atarken herkes kaleciden önce topu kaleye sokmak isterdi.Ben o efsane penaltıyı kullanmadan biraz önce aklıma bu sefer topu kaleciden sonra kaleye sokabileceğimi düşündüm ve denedim.Gol..."

Yani burada hızlıca sağ bacak kasını gererek tabiri caizse "abanarak" gol atmak var,Panenka gibi atmak var.

Sende kas var,bende akıl.

-Melik Murat Dere

21 Nisan 2015 Salı

Alpaslan Dikmen Anısına

Galatasaraylılık felsefesini yürüten adam.O herkes için "ultrAslan Genel Koordinatörü"ydü ama bizim için "Alpaslan Abi".

İstanbul Fenerbahçeliler Derneği üyesi Mehmet Kıran : "Babamla Galatasaray maçına gitmiştik 7-8 yaşlarında falanım hava buz gibi tir tir titriyoruz o zaman gördüm Alpaslan Abiyi.Geldi Fenerbahçe formam olmasına rağmen üstümde babamla el sıkışıp sarı kırmızı atkıyı sardı boynuma.Şimdi 18 yaşındayım hala saklıyorum atkıyı.Mekanı cennet olsun..."

ultrAslan Taraftar Derneği üyesi Ali Saral : "Deplasmana Konya'ya gitmiştik otobüsten indik çok soğuk ama maça daha birkaç saat var.Parkta oturun gençler dedi gitti yarım saat sonra elinde 2-3 düzine atkı,bir poşet poğaçayla geldi. O gerçek bir ağabeydi.Mekanı cennet olsun."

Futbolun gerçeklerini en içten gören yaşayan herkes tarafından sevilen adam tatil için karısı ve çocuğuyla Antalya'ya giderken Bursa'da trafik kazasında vefat etti.

"Superman'ım Batman'ım Alpaslan Abim benim.."

-Melik Murat Dere

18 Nisan 2015 Cumartesi

Türk ve genç oyuncu tanıtımı serisi | #1

Uygar Mert Zeybek kimdir?

Uygar,futbola koyu Fenerbahçeli babasının tavsiyeleriyle 2007'de başlıyor.Bir sene sonra Boschspor altyapısındayken şuan Fenerbahçe teknik direktörü olarak görev yapan İsmail Kartal tarafından Fenerbahçe U-16 takımına çağrılıyor.1 haftalık deneme sürecinin ardından beğeniliyor ve sözleşme imzalıyor.

Sırasıyla U-16,U-17,U-18,U-19 takımlarında oynadı ve şuan as kadroda yer alıyor.

2 kez U-18 Milli Takım formasu giydi.


Mevkii ve özellikleri nedir?

Oyuncu özellikle ofansif orta saha mevkiisinde  Coca Cola U-18 ligindeki 16 asist 2 gollük performansıyla dikkat çekmiş.Orta saha ortasında ve sağ kanatta da oynayabiliyor.

Ara pasları,yaratıcılığı ile dikkat çeken bu genç arkadaş harcanmamalı ki Türkiye olsun bizim bildiğimiz Türkiye.

Başka bir geleceğimizin yıldızlarından birinin tanıtımında görüşmek üzere.




-Melik Murat Dere

12 Nisan 2015 Pazar

Mourinho vs Barça...


Futbol tarihinin en acımasız düellosu, Mou vs Barça

Bu düelloda kazanan taraf yok gibi duruyor ancak en çok aşama kaydeden taraf Mou.

Genel olarak değerlendirmeye başlamadan önce Mourinho'nun çok büyük bir taktik deha olduğunu söylemek istedim.
Mourinho 5'i yedi...


Gelişimi nasıl oldu bu düellonun?

Mou'nun ilk El Clasico'su 2010'un son aylarında 5-0'lık muhteşem mağlubiyetiyle başladı. O maçta Real'in en büyük sorunu defansın ortası. Defansı adeta yararak geçiyordu Barcelona, hatta Xavi ilk golü ortadan koşu yaparak atmıştı. İkinci golde ise 19. dakikada Xavi'den sol kanada gelen pası çok iyi kontrol eden David Villa ceza sahasında çaprazdan şutunu çekti ancak topu Casillas sektirince hızlı bir şekilde defanstan kurtulan Pedro golü yaptı. Defanstan bir hata daha. Önce Xavi'ye izin veren Real'in defans hattı şimdi Pedro'ya geçit veriyordu. İkinci yarıda dakikalar 55'i gösterirken savunma arkasına atılan bir topta David Villa kontrol ettikten sonra çok düzgün bir vuruşla Casillas'ı avlıyor. Bu demek oluyor ki skor 3-0. İlginçtir, Villa skoru 4-0'a getirirken yine savunma arkasına atılan bir topta golü getirdi. Yani Real Madrid defansı ne kadar yavaş ve birbiriyle anlaşamaz haldeydi. Son gol, son dakikada Krkic'in sağdan getirdiği topta yine defanstan sıyrılan Jeffren'in ayağında. Şaka gibi, 5-0 .Ardından Bernabeu'da 1-1'lik beraberlik.Mourinho o maçtan sonra anlamıştı bir panzehir üretmesi gerektiğini ve işe koyuldu.

Bu süreçte Barcelona'nın hocası Pep Guardiola Ronaldo'yu etkisiz bırakma işini Dani Alves ve Puyol ile çok iyi yapıyordu. Genellikle La Liga maçlarında Barcelona'dan göremeyeceğimiz agresif hareketleri Ronaldo'ya karşı yapıyorlardı. Ronaldo'da La Liga'da bu tür hareketler olmadığından alışık değildi.

Ardından kupada Barcelona'yı 1-0 yenmişlerdi ama oyun pek iç açıcı değildi.
Sonrasında Şampiyonlar Ligi'nde Real Madrid - Barcelona eşleşmesiyle 2 maç daha.Birinden 2-0 yenik ayrılıyor diğer maçta da 1-1 berabere kalıyor ve eleniyor.Durum vahim.Mourinho şampiyonluk istiyorsa Barça'yı yenmeliydi...Çözüm?

Hala bulamadı.Süper Kupa'da 2-2 berabere kalınan maçın ardından toplantıya asistanını yollarken tüm medya zaten ona odaklanmıştı bile.Aynı eşleşmenin ikinci ayağında 3-2 yenilerek bir mağlubiyet daha.Ya Pep çok iyiydi ya Mou çok kötüydü.Bilemeyiz.Sonraki aylarda 3-1 ve 2-1'lik mağlubiyetlerle Fiorentino Perez sinirlenmişti.Mou gidici gibiydi.AS gazetesi manşetten : '' PEREZ KIZDI! '' girince Mou'nun işleri iyice bozuldu.2012 Martında La Liga'da Barcelona'yı Camp Nou'da 2-1 yenerken Mou gülümseyerek locadaki Perez'e bakıyordu... Bunu Ronaldo'nun Barcelona'nın uyguladığı agresif taktiğe karşı dayanarak oynadığı futbola borçlu olmalı. Daha seri, daha güçlü ve akılcı oynarak başarabilmişti, ancak böyle başarabilirdi zaten.

Sonuç?

Sonuç olarak 2-2 ve 1-1'lik beraberlikler geliyor o galibiyetin ardından fakat sonra Mou'nun Real'i Barça'yı 3-1 yenerken ezip geçiyor...

Mourinho giderken arkasında taktiği paramparça edilmiş,patlamış,üstünde neredeyse dumanlar tüten bir Barça, kariyerinin zirvesine koşan bir Ronaldo bırakıyor.

Tüm sonuçlar : 
Sonuç
YerOrg.Tarih
Y 5-0Camp NouLa Liga29/11/10
B 1-1BernabeuLa Liga16/04/11
G 1-0MestallaKupa20/04/11
Y 2-0BernabeuŞL27/04/11
B 1-1Camp NouŞL03/05/11
B 2-2BernabeuSüperKupa14/08/11
Y 3-2Camp Nou SüperKupa17/08/11
Y 3-1BernabeuLa Liga10/12/11
Y 2-1BernabeuKupa18/01/12
B 2-2Camp NouKupa25/01/12
G 2-1Camp NouLa Liga21/04/12
Y 3-2Camp NouSüperKupa23/08/12
G 2-1BernabeuSüperKupa29/08/12
B 2-2Camp NouLa Liga07/10/12
B 1-1BernabeuKupa30/01/13
G 3-1Camp NouKupa26/02/13
Ardından oynanan 6 maçta 3 kez Real 3 kez Barça kazandı. Buradaki en önemli şey Ronaldo'nun maçlardaki aktifliği, Dani Alves'in form düşüklüğü, Gareth Bale'in gelişi oldu. Eğer Barcelona Neymar ve Suarez transferlerini yapmasaydı terazi Madrid'den yana olurdu. Ancak unutmayalım ki bu El Clasico sürecinde Sergio Ramos sğa bekten stopere sivrildi. Bu da çok önemli bir artıydı.

Facebook sayfam : https://www.facebook.com/futbolumsubirspor

-Melik Murat Dere

9 Nisan 2015 Perşembe

Üç büyüklerde oynamış/oynayan underrated futbolcular...


Underrated nedir?

Öncelikle ''underrated'' kelimesinin anlamına bakalım.Sözlük anlamı ''gerektiği kadar değer verilmeyen,değeri bilinmeyen'' olan bu kelimenin dünyada en büyük örnekleri Benzema,Pedro,Coentrao gibi isimler.Ligimizde bunlardan var mı?

Takımlarımıza bakacak olursak önce 3 büyük klüp;


Fenerbahçe

Andreas Wagenhaus - Doğu Almanyalı stoper.Fenerbahçe'de 18 maça çıkıp 1 gol atmış.3 kez Doğu Almanya milli formasını giymiş.1993-94 sezonu.

Robert Enke - Bu Alman kaleci hakkında daha sonra çok uzun bir yazı yazacağım ancak şimdilik vereceğim tek bilgi 2009 yılında hayatının psikolojik sorunlarıyla ilgili olduğunu belirten bir not yazıp intihar ediyor.

Ariel Ortega - Arjantinli bu futbolcu çok yetenekli sağda ve solda oynayabiliyor ancak özel hayatı çok karışık olduğu için bir sene oynayabildi.Akıllarda kalan tek şey 6-0'lık maçtaki golü.

Washington - Kendisi çok çok iyi bir futbolcu olmasına rağmen ülkemizde 12 maç dayanabilmiş.Nedeni ise kalp krizi geçirdikten sonra Fenerbahçe bir senelik kontratını feshetmiştir.12 maçta 9 gol atmış,sezon  2002-03.

Emil Kostadinov - Bulgar forvet. 96-97'de ülkemize gelmiş 25 maçta 11 gol atmış.Erken veda etmiş.

Miroslav Stoch - Herkesin yakından tanıdığı uzaktan şutlarıyla bilinen genç kanat oyuncusu.


Vladimir Besçastnıh - Fenerbahçe'de forma giymiş 12 maça çıkıp 1 gol atabilen Rus forvet. 2002-03.

Nikola Lazetic - Şuan 37 yaşında ve halen aktif olarak profesyonel futbol oynayan orta saha oyuncusu 2000 ile 2002 yılları arasında 46 maçta forma giymiş.

Sergiy Rebrov - 2003-04 sezonunda 32 maçta 7 gol atmış.Kiralıktı.

Galatasaray


Rüdiger Abramczik - Türkiye'de oynamış ilk Alman futbolcu ve forvet mevkiinde 84-85 sezonunda 30 maçta 9 gol atıyor.

Falko Götz - Ofansif Orta Saha mevkiinde 51 maçta 16 gol atıyor ve 1992,1994 yılları arasında bu formayla 4 kupa kaldırıyor.Ancak yönetimle kavga ediyor ve yollanıyor.

Reinhard Stumpf - Falko ile uyum sağlayan Reinhard 44 maça çıkıyor defans mevkisinde.Ardından 2005'de yardımcı antrenör olarak Galatasaray'a geliyor.

Torsten Gütschow - Aynı sezon 3. Alman olan bu oyuncu forvet olarak 15 maçta 10 gol atıyor ancak sezon sonu Almanya'ya geri dönüyor.

Mbo Mpenza - Belçikalı olan bu forvet Standart Liege'deki başarısından sonra Galatasaray'a geliyor ancak hiç maça çıkamıyor.

Marcio Mixirica - UEFA Kupasını alan kadroda bulunun Brezilyalı forvet 9 gol atıyor ancak sezon sonu Boavista'nın yolunu tutuyor ve orada gol kralı oluyor.

Flavio Conceiçao - Real Madrid'den Galatasaray'a 2004'de imza atan Brezilyalı oyuncu orta alanda oyun kurucu rolünde çok iyi işler başarabilirdi ancak uyum sağlayamadı.

Jo - Brezilyalı forvet Türkiye'ye geldiği ilk günden beri gece hayatıyla gündeme gelince ligin bitimine 1 hafta kala takımdan kovuldu.

Pavel Horvath - Geldiğinde 3 maça çıkabilmiş ve yeteneğini sergileyemeden gitmiş.

Beşiktaş


Ante Seric - Ülkemize sıklıkla gelen sol beklerden biri ve Beşiktaş'tan sonra Karabükspor'a imza attı.

Stefan Kuntz - 1995-96 sezonunda Beşiktaş kabus gibi bir sezon geçirirken Kuntz 9 gol atmasına rağmen sezon sonu yollanıyor.

Matias Delgado - Çok yetenekli olan efsane 10 numara çok iyi performans göstermiştir yanı sıra 20 Ocak 2009 akşamı bonservisi Cola Turka'da bulunan oyunucu Beşiktaş İMKB'ye gönderdiği bu açıklamayla oyuncunun bonservisini almış: ''Yıldız Holding A.Ş. (Cola Turka) ile şirketimiz arasındaki 06.06.2005 tarihli sponsorluk sözleşmesi, 2010-2011, 2011-2012 ve 2012-2013 futbol sezonlarını kapsayacak şekilde, yıllık 4 milyon USD+KDV olmak üzere toplam 12 milyon USD+KDV tutarı üzerinden üç yıllığına uzatılmış, ayrıca şirketimiz futbol takımı oyuncusu ve kaptanı Matias Delgado’nun tüm imaj ve transfer hakları, Yıldız Holding A.Ş’den sponsorluk sözleşmesinin uzatılması kapsamında alınan, vadeleri 2010-2013 tarihleri arasında değişen toplam 7 milyon 750 bin USD tutarlı Yıldız Holding A.Ş. senetleri devredilerek ödenmek suretiyle şirketimizce tümüyle devralınmıştır.''

Dentinho - Kısaca Lucescu'nun açıklaması : "Beşiktaş'a süper bir adam verdim. Onu, Corinthians'tan almak için önemli paralar harcamıştık. Sakhtar'da oynaması kolay değildi. Çünkü aynı mevkideFernandinho, 2 sezondur çok başarılı bir performans sergiliyor. Ancak benim, Dentinho'yu asla satmak gibi bir düşüncem yok. Bu yüzden kiralık olarak gitmesine izin verdim. Beşiktaş, onun için iyi bir seçim olacak. Tüm Avrupa'nın tanıdığı bir isim ve 1.5 yıl sonra onu geri alacağım! Burada fazla süre alamadı ama oynadıkça beklentileri karşılayacaktır. Beşiktaş'ı çok fazla takip edemiyorum ama Samet Aybaba, kısıtlı imkanlarla büyük başarılar elde ediyor. Dentinho'dan da, tecrübesi ve birikimiyle en iyi şekilde faydalanacaktır."
—Mircea Lucescu
Sakhtar Donetsk teknik direkörü ve Beşiktaş eski teknik direktörü.

Daha onlarca bunlara benzer futbolcu var.Bilinmediklerin üzerine gittim ki bilinmedik olmasınlar.

-Melik Murat Dere






5 Nisan 2015 Pazar

Katenaçyo | Deha Taktiği.

                                           KATENAÇYO

  Öncelikle,  katenaçyo nedir?


 Dünyadaki bütün defans sistemlerinin babası,kırılması -doğru uygulandığında- en güç defansif sistemdir.Bir tane sweeper bulunur yani defansın arkasında bir libero.Önünde dörtlü defans,onların önünde defansif orta saha -libero- ile iyi işleyen becerikli kanatlar topu ilerideki bitiriciliği olan -bir veya iki- forvetle birlikte sonuca ulaşır.Tabii iyi uygulanırsa...





Amacı nedir?

Herkes topun arkasına geçer,pres yapılmasa da agresif,sert,kırıcı müdahaleler ile topu kapıp hızlı kontra ataklarla iş bitirilmeye çalışılır.Çoğu takım önce total futbolu dener ancak yapamaz.Sonra kateneçyoyu dener bunu kesinlikle yapamaz.


Kim bulmuş bu taktiği?

Bu sistemi bulan kişi değilde bunun çıkış noktasından sonraki devrimleri gerçekleştiren kişiler vardır.Eğer en başa dönersek,çok çok geriye sararsak 40'lı yıllarda Karl Rappan adında bir adam hem İsviçre'yi hem Servette'yi aynı anda çalıştırıyor ve bu taktiğin tohumlarını sweeper -sarkık libero- kullanarak atıyor.O dönemler meşhur 3-2-5'i alt eden bu taktik hakkında Karl Rappan'ın bir açıklaması dahi yok.

Viani'nin Vianetto'su...

''Bu da kim?'' dediğinizi duyar gibiyim,açıklayayım.Katenaçyo,gerçek haliyle katenaçyo halini alana kadar en büyük devrim İtalya'da kullanılmasıyla oldu.Bunun öncüsü Gipo Viani.Salernitana'nın başında olan bu adam takımına katenaçyo'yu oynatıyor bu defansif taktikle Serie B'yi kazanıyor.Takımını geriye çekiyor sarkık libero kullanıyor.Rakibin hücumda çoğalmasını sağlayıp defansı boş bırakmasını gerektiriyor,sertlikle topu kapıyor ve kontra atak...Viani'nin takımı Serie A'ya çıkınca hiç deplasman maçı kazanamayıp küme düştü ancak bu küçük takımlar için bir umut taktiğiydi.

Ve... Katenaçyo

Gerçek katenaçyo'nun babası olarak adlandırılan Rocco 1947'de Triestana'nın başına geldiğinde herkes çok şaşırmıştı...Babasının kasabında çalışan Rocco bakalım ne yapacaktı.İlk senesinde takımı Serie A'da ikinci yapmıştı,kimse inanamıyordu.Rocco'nun oynattığı katenaçyo Rappan'ın sisteminden farklıydı,1-3-3-3 ve 1-4-3-2 dizilişleri arasında gidip geliyordu.

Çakma katenaçyo

Çakma katenaçyo dediğimiz taktik ise bu işin ofansifi.1961 yılında ulaşıldığında bahsettiğimiz Viani Milan'ın sportif direktörüydü ve Rocco'nun taktiğini kendisine yakın buluyordu.O sene Rocco'nun Milanı 83 gol atmıştı -e hani bu defansifti?-.Bunun açıklanacak kısmı orta sahadaki presin artışı ve agresyon gücünün daha da güçlü kullanılması.Rocco,temiz oynayam Cesare Maldini'yi libero olarak kullanıp tüm sertliği orta sahaya taşıyordu.Bu sayede taktik daha ofans gözüküyor.

''Sert haflarından biri de meşhur Giovanni Trapattoni’ydi. Bu oyun Serie A şampiyonluğunun ardından, Şampiyon Kulüpler Kupası’nı da Milan’a getirdi. Rocco 63’te Torino’nun başına geçti, sonra 67’de Milan’a döndü. Felsefe aynı, sonuç aynıydı: 1 Şampiyon Kulüpler Kupası, 2 Kupa Galipleri Kupası, 1 Kıtalararası Kupa, bir de Serie A…''


Acımasız Devrim

''Milan’ı katenaçyo akımının ilk başarılı takımı olarak görebiliriz. Avrupa başarılarının ilkini onlar tattı ne de olsa. Ama popüler kültürdeki katenaçyo felsefesinin devrimini hemşerisi Inter yaptı. Arjantin doğumlu Helenio Herrera da bu devrimin lideriydi. Takımın başına geldiğinde aslında bol gol bulan bir ekip yaratmış ama şampiyon olamamıştı. Böylece ültimatom yemişti baba Moratti’den. Verdiği sözü tutma hırsına düşmüştü; günlerce rakipler ve taktikler üzerine düşünüyordu. Çok sert biri olmuştu. Otoritesini sorgulayanlara kapıyı gösteriyordu. Takımın yıldızı Sandro Mazzola’nın kardeşi Ferrucio biyografisinde Herrera’nın futbolculara zorla deneysel ilaçlar kullandırdığını söylüyordu. İddiasına göre, önce B takım oyuncularına sonraysa A takım oyunculara denetiyordu bu ilaçları. Birçok Inter oyuncusu ise hemen çaktırmadan tuvalete koşuyor ve ilaçları tükürüyordu. Bir Milan maçı öncesi oyuncusu Guarneri’nin babası vefat etmiş ama bu durumu ondan saklamıştı.''*
İşte bu acımasızlığı; motivatörlüğü ve başarıyı elde edişi sayesinde takıma da yansımıştı. Takımı öyle acımasızdı ki bilerek rakipleri sakatladıkları düşünülüyordu artık. Tesislerin duvarlarında bir soru bir de cevap vardı:
Soru: “Savaşmak mı kazanmak mı?”
Cevap: “Savaşmak ve kazanmak.”

Bizim düşmanımız!Karşı cephe : Total Futbol

Orta sahanın göbeğinde üç kişiyle oynama ve hareketlilikleriyle sabit görevleri olan rakip oyuncuları şaşırtma fikri Feyenoord ve Ajax’la birlikte Avrupa’ya yayılıyordu… Bu Hollanda takımları, İtalyanların aksine oyuncularını sahada serbest bırakıyor ama onlardan tam saha pres bekliyorlardı. Oyuncularının pozisyonlarını kaybetmelerini destekliyorlardı hatta. 1969’da Rocco’nun Milan’ına yenilen Ajax, 1972 yılında Inter’i yenip Şampiyonlar Şampiyonu olduğunda Hollanda gazetelerinin birçoğunun başlığı şuydu:
“Katenaçyonun mahvoluşu…”
Doğansa Total Futbol’du.

*Alıntı : Yarı Saha
-Melik Murat Dere









2 Nisan 2015 Perşembe

Spor Toto Süper Lig Hafta Analizi

Fikstür

Bu hafta ligimizde çok heyecanlı maçlar oynanacak.Size kendi görüşlerimle haftanın değerlendirmelerini ve tahminlerimi yazıyorum.

Balıkesirspor - Mersin İY

Balkes 18 Mersin 8. sırada ve eğer Balıkesir bu maçı kaybederse büyük ihtimal yarıştan kopar gibime geliyor.Ancak Mersin son 5 maçta 4 yenilgi aldı ve bu maçta Balıkesir kazanır diyorum.Hemde bol gollü.

Tahminim: MS 1

Gençlerbirliği - Kasımpaşa

Kasımpaşa eğer bu maçı alırsa Gençlerbirliği'ni yakalıyor.Çok kritik bir maç.Son 5 maçta 3 galibiyet alan Gençlerbirliği çok sağlam adımlarla ileriye atılmak istiyor.Kasımpaşa'da ise Şota gitti bakalım ne yapacaklar.

Tahminim: Üst

Eskişehirspor - Sivasspor

Geldik düşme potasının en önemli maçına.Aynı puanlı biri 14 biri 15. iki takım. Sivas'da Sergen'in babası vefat etti -başı sağolsun- Eskişehir bu maçı alacak gibi ama riskli o yüzden karşılıklı gol var.

Tahminim: KG Var

Rizespor - Fenerbahçe

Bu maç haftanın zor maçlarından biri ve Rize 5 maçtır yenilmiyor.Öte yandan Fenerbahçe için şampiyonluk yolunda çok önemli olduğundan karşılıklı gol...

Tahminim:KG Var

Akhisar Belediye - Gaziantepspor


Antep çok formda gerçekten iyi oynayıp kazanıyorlar iki maçtır kısa ve net Antep alır.

Tahminim: MMS1



Galatasaray - Karabükspor

Yılmaz Vural Viola'yı alt takıma yolladı ligde de iyi oynayamıyorlar kazanmaları gerek ama zor gözüküyor formda bor Galatasaray alır maçı...

Tahminim: MS1

Konyaspor - Trabzonspor

Konya Aykut hoca ile bir ivme yakaladı ve kendi seyircisi önünde cidden sağlam oynuyorlar bırakmazlar ancak Trabzon'un kontraları can yakar.

Tahminim: MS 0


Beşiktaş - Başakşehir

Beşiktaş iyi oynamasada kazanmayı biliyor bu Başakşehiri alt edecek gücü var özellikle iç sahada.

Tahminim: MS 1